Selam,
Umarım okursun bu mektubumu,
Seninle ilgili gördüğüm gayet sık rüyalara bugün bir tanesi daha eklendi. Gerçi rüya demek haksızlık buna biliyorum, çünkü kitap okumakla ve matris çalışır gibi yapmakla geçen günümden çok daha gerçekti o. Nasıl desem, hayal gerçek, hayat mecaz, böyle diyordu di mi şarkıda?
Ah, bir merdivenden çıkıyordum ve merdiven bittiğini anda seni gördüm. Neredeydik, seni göreceğimi nasıl biliyordum, hiçbir fikrim yok. Ama görecektim ve gördüm. Korktum, ya bakmazsan bile yüzüme ya da kaçarsan benden diye. Titredim. Bir direğin arkasından baktım sana ve sen beni gördün. Şaşırdın, melek fotoğrafında olduğu gibiydi yüzün. Gözlerim yaşardı, ufak bir damla düştü sol gözümden, ağlayacaktım. Sonra gitmedin ama bana geldin. Gözlerin dolu dolu, seviyordun beni. Sarılalım dedim, sarılalım dedin. Sarıldık, sarıldık, uzun uzun, sımsıkı bizi hiçbir şey ayıramayacakmış gibi sarıldık. Ayıramazdı da, uyandım o anda kollarımda senin varlığınla ve dolaştım bütün gün gerçek hayalimle sahte insanların, yanılsamaların arasında.
Şimdi, ayık halimde tüm bu yanılsamaların içinde yalnızlık sardı beni. Uykuya hasretim, uyusam görür müyüm seni rüyamda yine? Mesela, sarıldık ya artık, elimden tutup götürür müsün beni Beşiktaş’taki evimize? Omzuna dayayıp başımı, kollarımla da sarıp seni durabilir miyiz sonsuza kadar, hiç uyanmadan, dönmeden sahteliğe?
Ama biliyorum uyanacağım ve günün üçte ikisi yine geçecek yanılsamaların hapsinde, sensiz bir hücrede. Her gün biraz daha yok olarak ayıklığımda, yükleyerek varlığımı hayallerime, sonunda bir hayal olacağım, en azından seninle birlikte.
Ama ayıkken de geleceksin bana biliyorum. Nereden mi biliyorum? Ah, belki konuşmak, görüşmek istemiyorsun benimle, belki de sevmiyorsun beni. Belki saplantılı, korkunç, gülünecek biri olarak görüyorsun beni, ki öyleyim ve belki de sadece buna tutunuyorum. Ama yine de geleceksin, hiç gelmeyecek olsan da geleceksin. Yani var eden beni, sadece senin gelme olasılığındır.
Gelmediğin her gün, beni var edenin yoksunluğu anlamına geldiğinden adım adım varlığım hayal olacak, yok olacak. Vakti dolduğunda da.. Olsun!
Seviyorsan zaten, ses etmesen de anlıyorsundur beni, hissediyorsundur hissettiklerimi, o zaman zaten gelirsin bana. Bizim ayıklığımız da hayalimiz de gerçek olur.
Ama şimdi bize saldıran hayata ve zamana meydan okumak mayetinde bir ses etsen bana, olmaz mı? Yüreklerimizin arasına set çekmeye çalışan herkese isyan edip, her şeyi geride bırakıp bana güvensen olmaz mı?
Birbirimizi seviyorsak eğer, her şeyin aşılabileceğini tekrar tekrar söylesem, bu sefer beni hissetsen ve bana güvensen, yıksak her şeyi, yalnızlığın saltanatını, olmaz mı?
Güvensen,
İnansan
Bize,
Bire,
Olmaz mı?
İstiyorsan olmaz de,
peki.
Ama bekleyeceğim senden bir haber, on dakikada bir telefona bakarak ya da gelmeni beklerken kapılarla sırdaş olarak. Bekleyeceğim, bekleyeceğim..
Çünkü inanıyorum beni sevdiğine..
Seviyorum Seni..
Bekleyeceğim..

“Sanadır Bu Mektup..” için 0 Yorum yapılmış.