her gün kahvaltıdan önce seviyorum de bana

Arşiv Sayfası 2

Akp ve Her Türlü Şiddete Karşı Olma

İlk kez, Beşiktaş Akatlar’da vapura yetişmek için koşturduğum sırada gözüme çarptı Akp’nin şu yazılaması: Her Türlü Şiddet’e Hayır.

Ve güldüm.

Okumaya devam et ‘Akp ve Her Türlü Şiddete Karşı Olma’

Hmm, Büyümek.

Zürafalı ve kurbağalı pijamasıyla yatağında yatan küçük bir çocuk düşün, perdenin arkasından korkunç bir canavarın çıkmasından ve bu canavarın kendisini öldürmesinden dolayısıyla da yarın bahçede yapacağı futbol maçını kaçırmasına neden olmasından korkuyor. Annesine dakikada bir soruyor:

Okumaya devam et ‘Hmm, Büyümek.’

Aşkın Mantığı

Öncelikle belirteyim, ne aşkı formülize etme ne de onu bir kalıba sokma çabam var, ki bu aşka yapılmış en büyük ihanet ve mantıksızlık olurdu. Amacım, hep beraberce aşkın mantığı üzerine felsefe yapmamıza önayak olmak. Hadi bakalım..

Hep dayatılan bir efsanedir, “Aşkın Mantığı Yoktur!”

Oysaki aşk, derinsel ve bütünsel açıdan o kadar mantıklı ve karmaşıktır ki, biz her gün kolayca “Hmm, mantıklı!” dediğimiz olgularla karşılaştırdığımızda aşkın mantıklılığı üzerine bir boşluğa düşüyoruz ve birçok zaman kolaya kaçıp “Ya aşk güzel ama mantıksız” deyiveriyoruz.

Ama “aşk” mantıklıdır.

Okumaya devam et ‘Aşkın Mantığı’

Sevginin Felsefesi

Düşünce göklerinin baş konağı sevgidir sevgi;
Gençlik destanının baş yaprağı sevgidir sevgi;
Ey sevginin sırlarından habersiz yaşayanlar,
Bilin ki tüm varlığın baş kaynağı sevgidir sevgi.” ( Ömer Hayyam )

Karlı bir gecede evin en kuytu köşesinde yalnızlıktan titreniyorsa bunun sebebi sevgidir. Sevmesek yalnızlığımızın dışında kalanları, yalnızlık acı verebilir miydi bize? Geçmişe duyulan özlem, sevgiliyi ilk öptüğümüz anı ya da ilk bildiriyi dağıtırken duyulan heyecanı sevmekten ötürü değil midir? Geleceğe umutla bakan gözlerin parıldamasının nedeni değil midir sevdiğimize ulaşabilme olasılığı? En büyük mutlulukları ve en büyük acıları yaşatan, geçmişe kinle ya da geleceğe umutla baktırabilen değil midir sevgi?

Okumaya devam et ‘Sevginin Felsefesi’

Gayet Modern Eğitim ve Y.Ö.K

Yüksek Ötegalaksiler Kurulu ( Y.Ö.K ), bilinen ve bilinmeyen tüm galaksilerde eğitimde birliği sağlamak ve eğitimin kalitesini yükseltmek amacıyla hazırladığını söylediği “Gayet Modern Eğitim” yasa tasarısını “Soylu İnsanların Rutin Kurulu”’na (Sirk’e) sundu. ( Sirk, dünya termilojisindeki “parlemento”’dur. ) Ekonomik olarak gelişmiş “San” ve “Ayi” gezegenleri Sirk’te %90 oranında oy hakkına sahip olduğundan ve bu yasa tasarısını desteklediklerinden, tasarının kuruldan onay alması bekleniyor. Bu iki gezegenin dışındaki binlerce gezegenin halklarının protestosu ise Sirk’in ve Y.Ö.K’ün askeri ve ekonomik yaptırım gücü ile bastırılmaya çalışılıyor.

Okumaya devam et ‘Gayet Modern Eğitim ve Y.Ö.K’

Çalar Saatler Çalmasın

İnsanın mazoşist bir yönü vardır, sanırım bunu kimse inkar etmez. Sadist bir yönü de vardır ki, bunu zaten kimsenin inkar edebileceğini sanmıyorum. Bu yönlerimiz de yıkıcı bir yaratıcılık içinde beden bulmuştur, işkence! Okumaya devam et ‘Çalar Saatler Çalmasın’

Jario

O gece ay ışığı karaya belirgin bir şekilde vuruyordu ve kesin olan bir şey varsa o da şehirde yaşıyorsanız buna alışkın olmadığınızdır.Fakslanacak dosyalarla,doldurulacak formlarla,söylenecek yalanlarla ve yerine getirilecek rutinlerle o kadar dolmuş taşmışsınızdır ki bazen ayın orda olduğunu bile unutursunuz.Yani o gece ayın farklılığını çoğunuz fark etmediniz.Ama sıcak elleriyle çöpçüler fark etti, yanan yürekleriyle evsizler, tepeden tırnağa sevgiyle dolu aşıklar fark ettiler.Ve hepsinden ayrı bir nedenle Deniz de fark etti.

Okumaya devam et ‘Jario’

Hiç’likten

İstiklal Caddesi’nin tiksindirici kalabalığının eşlik ettiği acı verici bir gecede, Ramazan Şenlikleri’nden fırlamış Hacivat şaklanbanlık yapmakta ve verilen konserden gelen bilindik pop melodileri kafamı düzmekteydi.

Okumaya devam et ‘Hiç’likten’

Sanadır Bu Mektup..

Selam,

Umarım okursun bu mektubumu,

Seninle ilgili gördüğüm gayet sık rüyalara bugün bir tanesi daha eklendi. Gerçi rüya demek haksızlık buna biliyorum, çünkü kitap okumakla ve matris çalışır gibi yapmakla geçen günümden çok daha gerçekti o. Nasıl desem, hayal gerçek, hayat mecaz, böyle diyordu di mi şarkıda?

Okumaya devam et ‘Sanadır Bu Mektup..’

Gülerek Sevişmek..

Çetin bir savaşın muzafferleri olarak karanlıktan çıkarak geldiler. Adam kadına bir yeri göstermeye çalışıyordu, kadın da adamı gözleri parıldayarak dinliyordu. “Şu tepenin etrafından da dolaştık mı oradayız aşkım.” dedi adam kadına, kadın gülümseyerek cevap verdi. El ele vererek yürüdüler dolunayın hüküm sürdüğü gecede. Ezilen otların çıtırtısı bozuyordu yalnızca sessizliği, bir de dalgaların karaya vuruşu. Bir ara adam dinlenmek istemiş olsa da kadın hemencecik oraya varmak istediğini söyleyip yürümeye ikna etti adamı.

Okumaya devam et ‘Gülerek Sevişmek..’