badelerin diyarından
elimde dünden paslanmış bir kılıç
geliyorum sana
solmuş yaprağın çıtırtısında.
yaşanamamış günlerin anısına
koltukaltlarımda iblis kafatasları
takip ediyorum izlerini
çöl fırtınasının karmaşasında.
prensliğim sınırlarında
ve beynelmilel tüm orta dünyada
haber saldım ejderhalarıma
her dağı eritecekler
ve taşı girmiş aramıza.
ey, uzak ormanların ölümsüz prensesi!
toza dönüşen her vampirin
ve tanrının ve şeytanın
şerrinden düşmemişsem hala eğer
geleceğim
bekliyorsan sen de beni,
at tezekleriyle dolu o yoldan
sisli bir sabah
kuşatmasında kalbinin.

“Ne ola ki bu?” için 0 Yorum yapılmış.