hodrimeydan
anıdır sahaf kitapları,
ama kimse bilmez hangi tozdan
arda kalmış o güzel koku,
unutulmuş
tüm izlerin.
dudak payı bırakılan çay,
yarıda söndürülmüş filtresiz sigara
hep çabuk sıkılırdın zaten
artık dönülemez yolların var.
çıkmazlara zaruri muptela
ve yazık ettiğin tüm o adımlar,
yağmurla silinmiş tüm izlerin.
zamandan azat edilen ses,
dün, bugün ya da yarın değil
dipsiz bir kuyuya atılan taşın
hiç çarpmadığı yerden gelir.
ne senden önce tükenmişliğim,
ne sensizlikte kaybolmuşluğum var.
parşömendeki el yazısı,
mirasyedi bırakılmayacak ardımdan.
bir yetmişlik, bir kitap ve bir arkadaş,
gelecek günlerin vasiyeti,
“güvercin tedirginliği”
korkusuz ve çekingen,
okyanusa yüzen
küçük ama kara
bir balık misali.